Avrupa'da İlk Öğrenciler

-A A +A

         

             II. Mahmud Avrupa’daki teknik okullara öğrenci gönderme konusuna oldukça önem vermekteydi. Ancak, Hıristiyan Avrupa’ya devlet eliyle kalabalık gruplar halinde öğrenci gönderilmesinin doğurabileceği olası büyük tepkilerden çekinen II. Mahmud Serasker Hüsrev Paşa’nın kölelerinden en zeki olanları arasından seçtiği ve yaşları on-on iki civarındaki dört çocuğu (Abdüllatif, Ahmed, Hüseyin ve Edhem)  Paris Üniversitesinde Doğu Edebiyatı profesörü olan Pierre Amédéé Jaubert(1779-1847) aracılığıyla 1830 yılında Fransa’ya gönderir. Çocuklar Paris’te özel bir hazırlık okulunun (Barbet Okulu) sahibi ve aynı zamanda öğretmeni olan Jean François Barbet’a teslim edildiler. Hüsrev Paşa öğrencilere yazdığı mektubunda -Fransız basınında yayımlanmıştır.- amacını şöyle anlatır:

               “Fransa’da eğitim görmeniz için sizleri gözlerimin önünde yetiştirdiğim bütün gençlerin arasından seçtiğimde, Müslüman gençliğinin eğitiminin bütün umutlarını sizlere emanet etmiş oldum. Devlet büyüklerimiz size bakarak benim örneğimi takip edip etmeyeceklerine ve çocuklarının geleceğini Avrupa’nın ilmine emanet edip etmeyeceklerine karar vereceklerdir. Sizler, birer model olacaksınız. Bu zor; ama şerefli bir görevdir. Sizler, Avrupa’nın teknik ve sanatının bir parçası olmaya karar vermiş olan bir milletin evlatlarısınız. Onlara (Avrupa’ya) milletimizin ne kadar zeki, yetenekli olduğunu göstererek hakkımızdaki ön yargılarını kırmalısınız”

               Asıl amacı yüksek okullara giriş imtihanlarına öğrenci hazırlamak olan Barbet, Fransa’nın dışından gelen öğrencilere önce Fransız dilini esaslı bir biçimde öğretmek ve ardından da bu yabancı öğrencileri yerli öğrenciler gibi yukarıda sözünü ettiğimiz imtihanlara hazırlamakla görevliydi. Dolayısıyla hem okulun eğitimci kadrosu ve hem de yabancı öğrenciler için normalin en az iki katı çalışmak gerekliydi. Öğrenciler bu okulda yaklaşık dört yıl süren, disiplinli bir eğitimin sonucu olarak Fransız dilini ve kültürünü edindikten sonra yetenekleri doğrultusunda muhtelif mesleki yüksek okullara yönlendirildiler. Bu ilk Osmanlı öğrencilerinin tümünün Paris’in gözde yüksek öğrenim kurumlarına kabul edilmeleri Barbet’ın vermiş olduğu hazırlık eğitiminin başarıya ulaştığının bir kanıtıdır.

               Bu öğrencilerin üçü askeri okulları tercih ederken sonradan sadrazamlığa kadar yükselen Edhem sivil bir okula(Maden mühendisliği) gitmiştir. Mezuniyetinden sonra beş ay boyunca Avrupa'daki maden okullarını ve sahalarını incelemiştir. Yurda döndükten sonra ise daha çok askeri ve siyasi görevler verildiğinden alanında yeteri kadar etkin olamamıştır.  Edhem daha sonra oğlunu da aynı okula göndermiştir. Oğlu ünlü ressam Osman Hamdi Bey’dir.

               II. Mahmud Dönemi boyunca (1831-1839 arası) Askeri teknik yüksek okullarda ileride öğretmen olmak ve nitelikli subaylar olarak orduda görevlendirilmek amacıyla, doğrudan devletin maddi desteği ile Paris, Viyana ve Londra’ya seksen beş öğrenci gönderildi. . Bunların otuz yedisi Fransa’ya gönderilmiştir.

Kaynak: Dr. Salih EROL