Dursun AKÇAM

-A A +A

Dursun AKÇAM(1930-2003)

       Ardahan’ın  Ölçek köyünde doğdu. Ahıska’nın Vale köyünden göç eden bir ailenin çocuğudur. Cılavuz Köy Enstitüsü'nü bitirdi. (1950) Altı yıl köy öğretmenliğinden sonra yükseköğrenimini Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü'nde tamamlayarak(1956) ortaokul öğretmeni oldu. 12 Mart 1971 Ordu Muhtırası üzerine kabine değişip de Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) kapatılınca, sendikanın ikinci başkanı bulunan Akçam da resmi görevinden uzaklaştırıldı, üç buçuk yıl açıkta kaldı, sonra Atatürk Lisesi'nde çalıştı. (Ekim 1976). Olgunlaşma Kız Enstitüsü'nde bir yıl çalıştıktan sonra görevden alınınca mesleğini bıraktı. Demokrat Gazetesi'nin kurucuları arasında yer aldı, başyazarlığını üstlendi (1978-1980). 12 Eylül darbesi gazetenin yayınını durdurunca yurtdışına çıkmak zorunda kaldı. 12 yıl sonra 1992'de Türkiye'ye geri döndü. 2003 yılında akciğer kanserinden öldü.

       Milliyet gazetesinin açtığı (1962) "bir memleket gerçeği" konulu röportaj yarışmasında Analarımız yazısıyla birincilik kazanınca sesini duyurdu. Kuzeydoğu Anadolu'nun köy ve kasaba hayatını, dertlerini sergileyen, etkili ve yalın yazılarıyla, gazetelerden dergi ve kitaplara geçti.

      "Kanlıdere'nin Kurtlan''romanında, köyün ve köy insanlarının, kasaba ve kentle, kasaba ve kentin çeşitli katmanlardan insanlarıyla, kurumlarıyla ilişkisi anlatılırken toplumsal yapı eleştirel bir gözlemle aktarılır. Susuzluğun kuraklıkla birlikte daha da yoksullaştırdığı, aç bıraktığı Çeşmir Köyü'nde köyün ağası Bekir'le ilçedeki parti başkanı Feramuz ve ildeki Milletvekili Haşim Beyin işbirlikleri sonucu oluşan katmerli bir sömürü vardır. 1950'Ii yıllardır. Bu üçlü; satın aldıkları ve kullandıkları kimi kişilerin, bir eşkıya tetikçi Altındiş Kör Haydar, bir veteriner (Hüsamettin) ve gazetecinin (Bozkurt) yardımıyla din sömürüsü yaparak köylülere amansız baskı kurmakta, onları sömürmekte, ezmektedir. Şarbon hastalığı yayarak köylünün hayvanlarının ölmelerine yol açarlar. Ta Osmanlı döneminden başlayarak köylülerin başına bela ağalığın Cumhuriyet kurulduktan sonra da devam ettiğini; İnönü döneminde köye okul açıldığı, o dönemde öğretmen Resul'ün öldürüldüğü, sonra DP döneminde de ağalığın baskı ve zulmünün sürdüğü çeşitli olaylarla ve geri dönüşlerle anlatılır romanda. Kentte işçilik yapıp konuşmayı ve yasaları öğrenmiş olan Koca Mürsel'in oğlu Merdan'ın gelişiyle bir şeyler değişmeye başlatır. Köylüler artık yağmur duasına çıkmazlar, derenin önündeki ağanın kurduğu bendi yıktılar mıydı tarlalara su gelmeye başlayacaktır. Ağa'nın adamlarıysa köylüleri döver, jandarmaya tutuklatır. Ama köylülerin gözü açılmıştır artık.

Eserleri

 Gözlemler ve Köy Notları
Analar ve Çocuklar (1965),

Anılar Ve İncelemeler

Doğunun Çilesi (1966)

Röportaj

Kan Çiçekleri (1977)
Altta Kalanlar (1979)

Hikâye
Maral (1964)
Ölü Ekmeği (1969)
Taş Çorbası (1970)
Köyden İndim Şehire (1973)
Haley (1975)
Kafkas Kızı (1978)
Alaman Ocağı (öykü ve röportaj, 1982'de Almanca-Türkçe basıldı)
Generaller Birleşin (karamizah öyküler, 1989)
Öğretmeni Kim Öptü(1992)
Sevdam Ürktü (1992)
 

Roman
Kanlı Dere'nin Kurtları (1975)
Dağların Sultanı (1985)
Ucu Ucuna Yaşam (200)
Kaf Dağı'nın Ardı (2002)

Ödülleri
Haley hikâyesi 12. Antalya Festivali Sanat Ödülü(Ağustos 1975)
Kanlı Dere'nin Kurtları (1975) romanıyla da Türk Dil Kurumu 1976 Roman Ödülü'nü aldı.