Edebiyat Nedir

      İnsanoğlu, duygu ve düşüncelerini anlatmak için değişik yollar bulmuştur. Müzik, resim, mimarlık gibi. Güzel sanatların bir kolu olan edebiyat da bunlardan biridir. Her güzel sanat dalı kendi yapısı ve amacına uygun bir anlatım aracı kullanır. Edebiyatın anlatım aracı dildir. Ancak, ortak dilin, edebiyat eserlerindeki niteliği farlılık gösterir. “Edebiyat dili” dediğimiz bu farklılık, bir milletin dil ve edebiyatının zengin olmasını sağlar.

2. Edebiyatın Tanımı

      Edebiyat, Arapça edeb sözcüğünden yapılmış ve Türk Edebiyatında Tanzimat’tan sonra kullanılmaya başlanmış bir sözcüktür. Bundan önceki dönemlerde edebiyat kavramıyla ilgi olmak üzere ilm-i edeb, şiir ve inşa gibi terimler kullanılıyordu. İlm-i edeb'le sözün daha zarif ve güzel söylenmesinin yollarını öğreten kurallar amaçlanırken, şiir ve inşa'dan edebiyatın nazım ve nesir düzeninde yazılmış eserleri anlaşılıyordu.

      Edebiyat sözcüğünün günümüzdeki anlamı ile ilk defa Şinasi (1826-1871) ve Namık Kemal (1840-1888)’in yazılarında karşılaşılır.

      Edebiyat sözcüğü, Fransızca littérature sözcüğünün karşılığı olarak düşünülmüştür. Bu sözcük ise Lâtince kökenlidir ve harf anlamındaki littera kökünden türetilmiş litteratura'dan gelmektedir. Litteratura, Lâtincede alfabe, yazı, bilim, gramer ve filoloji anlamlarını içermektedir. Fransızcada littérature ise edebiyat'tan başka, edebiyat ürünleri ve edebiyat araştırmalarıyla ilgili bazı kavramlarla birlikte, kültür ve yazarlık karşılığında da kullanılmaktadır. Batıda littérature sözcük kullanımında olduğu gibi, Türk düşünce ve kültür hayatının çeşitli alanlarında da edebiyat terimi, yaygın anlamı dışında kullanılabilmektedir. Sözcük tıp, hukuk, müzik edebiyatı biçiminde kullanıldığında, bir bilim ya da sanat dalının konuları üzerine yazılmış yazı ve eserleri ifade eder. Bir milletin, bir çağ veya dönemin edebiyatının ya da edebî akımların etkisiyle ortaya çıkan oluşumların adlandırılmasında da edebiyat sözcüğüne yer verildiği görülür. Türk edebiyatı, XX. yüzyıl edebiyatı, Divan edebiyatı, klâsik edebiyat vb. Edebiyat kavramına kaynaklık eden edeb sözcüğü, İslâmiyet’ten önceki dönemlerde “davet”, özellikle “yemeğe davet” anlamı taşımaktadır. Cömertliğin Arap toplumunda üstün bir erdem sayılması, sözcüğün zamanla “fazilete davet” anlamını kazanmasına yol açmıştır. “İyi terbiye, naziklik, usluluk, zariflik” gibi anlamları da sözcüğün bu çerçevede düşünülebilecek ve ahlâkî bakış açısının ürünü olan karşılıklarıdır.

     Son zamanlarda edebiyat yerine yazın sözcüğünün kullanıldığı da görülmektedir.