Edgar Allan Poe

Edgar Allan Poe (1809-1849);

       Amerikan şair ve ya­zarı. Boston'da doğdu. Modern küçük hikayenin baba­sı, yaratıcısı sayılır. Gezici bir tiyatro oyuncusunun oğludur. Küçük yaşta yalnız kaldı; üvey babasının ya­nında büyüdü. Derbeder yaradılışı yüzünden okuma­yı yarıda bıraktı. Bugün en çok beğenilen şiirlerini New-York'ta küçük bir kitap halinde bastırdı; fakat dikkati çekmedi. Romandan başka bütün yazı türle­rini denedi. Bir ara gazetecilik yaptı. Yapıtlarının te­mel niteliği birlik, kısalık, esrarlı, gözlem keskinliği, sembolizm, psikolojik alegoridir. Yazılarında çeşitli bilim dallarından geniş ölçüde faydalanmıştır. Şiirlerinde sihirli bir güzellik vardır. Fransız edebiyatı üze­rine derin bir etki bırakmıştır. Kendini içki ye kaptır­mış. Baltimor'da sefalet içinde ölmüştür. Baudelaire'­in çevirileriyle kısa bir zamanda ünü genişledi.

En ün­lü Eserleri:
Tamerlane ve Başka Şiirler (1827);
He­len'e (1831);
Çanlar (1837);
İşitilmedik Hikâyeler (1840);
Marie Roget'in Esran (1843);
Altın Böcek (1843);
Kuzgun ve Başka Şiirler (1845);
Eureka (1848);
Ştir İlkesi (1850).
Şiirlerinden:
ÇOCUKLAR
Ne şarkılar söylüyor

Mesut dünyanızda kuşlar ve rüzgar
Gelin, kulağıma fısıldayın onları
Gelin bana çocuklar. .

Her yerde söylenen

Şarkılar sönük, cansız.

Siz hepsinden güzelsiniz onların;
Şiirlerin içinde yalnız siz canlısınız
 

 

HELEN’E

İznik'li kalyonları gibi geçmişin
Helen, güzelliğin bana,
Üstünde kokulu bir denizin

Sürüklediği bir avarenin, yorulmuş, bitkin,
kendi öz kıyısına.

Getirdi beni ülkeme Naiad havaların

Umutsuz denizlerde dolaşmaya alışkın
Sümbül saçlann, kusursuz yüzün,
Eski Yunan durumundaki ün

Ve büyüklüğüne Roma'nın.

Bir heykel olarak görüyorum birden
Orada seni mihrapta duran,
Elinde mermer lamban

Ah, Psyche, o bölgelerden

                                Kutsal Ülke olan.

                                                                                              Ülkü TAMER
ANABEL LE

Senelerce, senelerce evveldi;

                                Bir deniz ülkesinde

Yaşıyan bir kız vardı, bileceksiniz
Annabel Lee;

Hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
Sevmekten başka beni.

O çocuk ben çocuk, memleketimiz
O deniz ülkesiydi,

SevdaIı değil karasevdalıydık .

Ben ve Annabel Lee;

Göklerde uçan melekler bile
        Kıskanırlardı bizi.
Bir gün işte bu yüzden göze geldi
        O deniz ülkesinde,

Üşüdü rüzgarından bir bulutun
        Güzelim Annabel Lee;
Gôtürdüler el üstünde

Koyup gittiler beni.

Mezan oradadır şimdi,

O deniz ülkesinde.

Biz daha bahtiyardık meleklerden,
Onlar kıskandı bizi, -

Evet! - bu yüzden (şahidimdir herkes
Ve deniz ülkesi)

Bir gece bulutunun rüzgarından
Üşüdü gitti Annabel Lee.

Sevdadan yana, kim olursa olsun,
Yaşça başça ileri,
Geçemezlerdi bizi;

Ne yedi kat göklerdeki melekler,
         Ne deniz dibi cinleri,
Hiçbiri ayıramaz beni senden
         Güzelim Annabel Lee.

Ay gelip ışır, hayalin irişir
Güzelim Annabel Lee;

 Bu yıldızlar gözlerin gibi parlar

               Güzelim Annabel Lee;

Orda gecelerim, uzanır beklerim
Sevgilim, sevgilim, hayatım, gelinim

O azgın sahildeki,
Yattığın yerde seni.

                                                                               Melih Cevdet Anday