Garip Akımı-I.Yeni

Garip Şiir Akımı

      

 1940’lı yılların başında Cumhuriyet döneminin ikinci topluluğu Birinci Yeniler ya da Garipçiler’dir.1941’de, kendi seçtikleri şiirleri yayımladıkları Garip adlı kitapla adlarını kamuoyuna duyuran bu küçük topluluk, Orhan Veli(Kanık) (1914-1950) Oktay Rifat (Horozcu) (1914-1988) ve Melih Cevdet (Anday) (1915)’dan oluşmuştur.
Bu adı almalarında Orhan Veli’nin “Kitabe-i Seng-i Mezar” adlı şiirinin garip tepkilere sebep olmasının ve garip bulunmasının etkisi olmuştur.

KİTABE-İ SENG-İ MEZAR
Hiç bir şeyden çekmedi dünyada
Nasırdan çektiği kadar.
Hatta çirkin yaratıldığından bile
O kadar müteessir değildi.
Ayakkabısı vurmadığı zamanlarda
Anmazdı ama Allah'ın adını
Günahkâr da sayılmazdı
       Yazık oldu Süleyman Efendi'ye...

       Şiirde ölçüye, uyağa, şairaneliğe karşı olduklarını açıklayan genç şairler sürekli bir özleşme ve arınma çabasındadırlar. Roman ve hikâyede serim, düğüm, sonuç bölümleri umursanmamıştır. Şairaneliğe kaçmadan, mecazsız yazdılar. Soyut temalar yerine ekmek derdi, günlük konular işlendi. “ Konunun bayağısı yoktur, ancak işleyişte bayağılık vardır.” diye düşünürler. En çok görülen temalar: yaşama sevinci, tabiat sevgisi, çocukluğa dönüş, ölüm, insan sevgisi, aşk’tır. Şiirde o zamana kadar işlenmemiş konuları ele adılar..
DELİKLİ ŞİİR
Cep delik, cepken delik,
Kol delik, mintan delik,
Yen delik, kaftan delik,
Kevgir misin be kardeşlik !
 

      Bu anlayışla yazdıkları şiirlerinde kullandıkları dille, şiir dilinin konuşma dili yalınlığını kazanmasında önemli bir rol oynamışlardır. Değişik söyleyişleri, yaptıkları alışılmamış benzetmeler, kullandıkları sözcükler nedeniyle garip karşılanmışlar, fakat sonra şiirleriyle kendilerinden önce şiir yazmaya başlayanları da, sonra gelenleri de etkilemişlerdir.
       Bu üçlü de daha sonra lirik şiire yönelmiştir.

Sayfadaki Şiirleri Sesli Dinleyebilirsiniz.