MUŞ'UN ÖNEMİ

Muş'un Ekonomik Önemi

         Bilinçsiz kararlar neticesi Türk tarım ve hayvancılığı dışarıya bağımlı hale gelmek üzeredir. Türkiye en verimli arazilerini hızla kaybetmektedir. Sanayi atıkları ve yanlış gübre kullanımı, I. Sınıf tarım arazilerinin sanayi ve şehir tarafından yutulması, el değmemiş Muş Ovasını gelecekte büyük bir ekonomik güç haline getirecektir.

      ​ Muş hayvancılık ve tarımda dünyanın en ileri bölgelerinden biri olabilir. Bilhassa hayvancılık yakın gelecekte Muş Ekonomisinin temel direği olmalıdır. Yöredeki yöneticilerin ve iş kurmak isteyenlerin birinci hedefi hayvancılık olmalıdır.

        Doğu Anadolu ve Muş gelecekte Türkiye’nin anakentlerini besler duruma gelebilir. Beslenme alışkanlıklarımız ve bilincimiz değişiyor ve gelişiyor. Herkes sağlıklı besinler peşinde. Organik tarım ve hayvancılık için Muş biçilmiş kaftandır. Ama takip edebildiğim kadarıyla bilinçsizce Türkiye’nin her tarafından getirilip deşik fideler ve fidanlarla birçok hastalık ne yazık ki buralara da ulaşmış. Bağlarda çok değil on beş sene önce bir gram ilaç ya da suni gübre kullanmazken bugün tonlarcası kullanılmaya başlanmış. Halbuki İl Tarım Müdürlüğü sertifikası olmayan, bölgeye hastalık getirebilecek hiçbir ürünü pazara sokmamalıydı. Ama tam tersi kamyonu nerede aşılandığı yetiştirildiği belli olmayan fidanlarla dolduran soluğu Muş’ta alınca sonuç ne yazık ki kötü olmuş.

         

Ancak hayvancılık daha iyi sonuç verebilir. Geleneksel küçükbaş hayvancılığın desteklenmesi bu iş için yeterlidir. Devlet terör yüzünden hayvanlarını satan köylülere yardım ederse geri kalanını bu halk kendisi devam ettirebilir. Ancak tüm Türkiye’de olduğu gibi Muş’ta da geleneksel hayvancılık özellikle gençler arasında itibarını kaybetti. Koyunların peşinde bir hayatı artık kimse cazip bulmuyor. Hayvancılığın Batı’da olduğu gibi artık profesyoneller tarafından yapılması gerek. Şu anda ahırda devlet destekli üç beş hayvana bakmak daha cazip. Hazır yemlerin kullanımı yaygınlaşınca et ve süt kalitesi düşüyor. Büyük yaylaların devlet tarafından korunması ve buralarda kontrollü hayvancılığın desteklenmesi şart.
      Muş'ta çok güzel domates yetiştiğini herkes bilir. Ancak bu domates sofralık olarak Adana ve Mersin'le yarışamaz. Eğer bölgeye bir salça fabrikası kurulursa domates üretimi artar ve halk para kazanır.
       “Muş Devlet Üretme çiftliği kapatılmalı ve arazisi halka satılmalıdır.”diyordum. Ancak geçen zaman içinde çiftlik özelleştirme tarafından un kralı Hasip GENÇER in sahibi olduğu "Doruk Group"a 30 yıllığına kiralandı.Adı Berce Alpaslan Tarım İşletmesi oldu.  Bu arazi içinde kalan Lale tarlaları ıslah edilip kurulacak bir vakıf ve kooperatif aracılığıyla tanıtılmalı ve kazanca dönüştürülmelidir. Hollanda laleden Türkiye bütçesinden daha fazla kazanç sağlamaktadır. İlgilenenler Dünyada Lale sayfasına ibret için göz atsınlar. Bu sayfayı her yıl lale çıkmasın diye çiftlik arazinin derin sürdüren çiftlik patronlarına ithaf ediyorum.

        Muş İli etrafındaki bağlar ve bağ evleri belediyeler tarafından asıllarına uygun yeniden şenlendirilip restore edilmeliydi.Bağ Turizmi teşvik edilip ülkenin ilgisi çekilebilir. Bağlar maganda tarzı apartmanlarla doldurulup kirletilmemeliydi. Alt yapısı, kanalizasyonu olmayan bağlara bu hizmetler hızla götürülmeli. Aksi takdirde yakında her yer duyarlı hemşehrilerimiz tarafından çöplüğe çevrilecek.

      Muş Üzümü sofralık deği son derece kaliteli şaraplık üzümdür. Bağların çevresinde eskiden kurulan "Güllükler"'in amacı da budur. Muş'ta şarap üretimi teşvik edilmeli, bu ürün ülke ve bölge için katma değere dönüştürülmelidir. 
       Dağlarımızdaki mis gibi sular şehrin uygun bölgelerine sağlıklı bir biçimde götürülerek halkın temiz içme suyu ihtiyacı karşılanmalı, dağları berrak ve attlı sularla dolu ilimizde kimse şişe suyu kullanmak zorunda kalmamalı.
       Ne iş yaptığı belirsiz Orman Müdürlüğü aldıkları maaşı hak etmeli, önce şehrin güneyindeki dağlık ve heyelan tehlikesi arz eden yerlerden başlayarak ormanları canlandırmalıdır. Ayrıca avcılığa çok müsait ve verimli olan bu arazilerin bir kısmı koruma alanı seçilip "Av Turizm’i oluşturulup av hayvanları sıkı bir şekilde korunmalıdır. Koruma alanı yakınlarındaki köylülere iş imkânları sağlanmalı.

     Murat Nehri'nin Balık kaynakları iyi değerlendirilip kıyı köylerine balıkçılık konusunda projeler götürülmelidir. Gölet balıkçılığı desteklenmelidir.