Servet-i Fünun Genel Özellikleri

GENEL ÖZELLİKLERİ VE BELLİ BAŞLI SANATÇILARI

Şifre: SHT HCM

Okunuşu: SaHTe HaCiM

ılımı: Süleyman Nazif, Halit Ziya Uşaklıgil, Tevfik Fikret, Hüseyin Cahit Yalçın, Cenap Şahabettin, Mehmet Rauf

Şiirde: Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin

Nesirde: Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçın, Süleyman Nazif(nazım-nesir)

Bunların yanı sıra Celal Sahir Erozan, Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Hüseyin Suat, Hüseyin Siret,    Faik Ali Ozansoy, Ali Ekrem Bolayır, İsmail Safa Özler, Ahmet Şuayp, Süleyman Nesip gibi isimler de bu dönemin sanatçıları arasında yer alır.

Uyarı: Hüseyin Rahmi Gürpınar ve Ahmet Rasim bu dönemde yaşamalarına karşın bağımsız kalmışlardır.

 

SERVET-İ FÜNUN (EDEBİYAT-I CEDİDE) EDEBİYATININ OLUŞUM NEDENLERİ(ÖZET)

1-Servet-i Fünun edebiyatı, II. Abdülhamit'in baskıcı döneminde oluşmuş ve sona ermiştir, istibdat döneminde, Tanzimat'ın ve I. Meşrutiyet'in özgürlük ortamı yok olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu dıştaki başarısızlıklarını örtbas etmek için, içteki özgürlükleri ortadan kaldırmış ve tüm eleştirileri yasaklamıştır. Güçlü biri "Jurnal” sistemi yaratılarak, aydınlar ve yurtseverler kontrol altında tutulmaya çalışılmıştır.

2-Bu baskıcı ortam, Tanzimat Edebiyatı ile başlayan "toplum için sanat" anlayışına ağır bir darbe indirmiş, sanatçıları toplumsal sorunları işlemekten uzaklaştırmış ve onları  ‘’sanat için sanat” ilkesini benimsemeye zorunlu kılmıştır.

3-Çıkmakta olan gazete ve dergilere ağır bir sansür uygulayan istibdat yönetimi, özgür düşünceyi yok etmiş, içe kapanık, karamsar ve sinik bir aydınlar toplumu yaratmıştır.

4-1896'ya gelindiğinde Tanzimat I. ve II. Dönem yazarlarının bir kısmı ölmüş, bir kısmı edebiyat yaşamını tamamlamış, bir kısmı da sinmiştir. Bir edebiyat boşluğu meydana gelmiştir.

5-Recaizade Mahmut Ekrem, bu boşluğu dolduracak genç yazarları Servet-i Fünun dergisi etrafında toplayarak, yeni bir edebiyat topluluğu oluşturmuştur. Bu topluluğa “Servet-i Fünun” ya da   “Edebiyat-ı Cedide” topluluğu denir.

6-Servet-i Fünun edebiyatı aslında eski-yeni çatışmasının ürünüdür. Tanzimat Edebiyatının klasik edebiyatı savunan sanatçılarıyla, yeniliği savunan sanatçıları arasındaki tartışmalar bu edebiyatın oluşmasına zemin hazırlamıştır.    

7-Bu edebiyatta Tanzimat’ta olduğu gibi siyasi bir yön ve aksiyon yoktur. Batıya aşırı bir düşkünlük vardır. Bu da Servet-i Fünuncuların en çok eleştirilen özelliklerindendir.  

8-Servet-i Fünun edebiyatına adını veren dergi, Ahmet İhsan tarafından çıkarılmaktaydı. 1896'da bu dergi etrafında toplanan genç yazarlar bir edebiyat ve sanat dergisi kimliği kazandırdılar Dergi, 1901 yılında Hüseyin Cahit Yalçın'ın "Edebiyat ve Hukuk" adlı çevirisi nedeniyle kapatılınca  Servet-i Fünun edebiyat topluluğu da dağılmış oldu.