Toplumcu Şiir 1920-1940

       

       Cumhuriyet felsefesini hazırlayan üç fikir hareketi, İslâmcılık, Batıcılık ve Türkçülük, II. Meşrutiyet’in getirdiği görece özgürlük ortamının sonucudur. Cumhuriyet şiirini de etkileyecek bu üç fikre daha sonra, Nâzım Hikmet (1902-1963)in öncülüğünü yapacağı, 1917 Sovyet Bolşevik ihtilâlinden kaynaklanan sosyalist ideoloji de katılacaktır.

        Cumhuriyet dönemi ve sonrasında bu dört fikir hareketi şairlerin düşünce hayatına etki ettiği gibi, eserlerinin şekillenmesinde de belirleyici olmuştur. Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde, yerleşmiş olan kurallara karsı ilk yenilikçi hareketler 1929 yılında baslar. İlk şiirlerini geleneğin sınırları içinde yazmış olan Nâzım Hikmet’in 835 Satır’ındaki şiirler teknik ve öz açısından egemen şiir anlayışından çok farklı oluşlarıyla dikkat çekmişlerdir. Nâzım Hikmet, ilk vezinsiz şiiri Orkestra’yı 1921 yılında yazmıştır. Resimli Ay dergisinin 1929 Haziran ve Temmuz sayılarında kaleme aldığı “Putları Yıkıyoruz” başlıklı yazılarında sair, Abdülhak Hamit ile Mehmet Emin'in kişiliğinde, eski şiire şiddetle saldırır. Türk şiirinde toplumcu gerçekçilik gerçek anlamda Nâzım Hikmet’le başlamıştır. “Şairin şiirinin düşünsel arka planını ve ideolojik derin yapısını sosyalizm belirlerken, şiirinin yapısal ve poetik boyutlarını da başlangıçta Rus Fütürizmi ve bir ölçüde de konstrüktivizm hazırlar. Toplumcu gerçekçi şairler 1943’ten sonra şiirlerini yayımlamaya başlamıştır. Başta Ömer Faruk Toprak, Rıfat Ilgaz, Niyazi Akıncıoğlu, Cahit Irgat, A.Kadir, Enver Gökçe, Attilâ İlhan olmak üzere şairler Marksist ideoloji  bağlamında savaş, hürriyet, yoksulluk, baskı, gelecek güzel günler, umut gibi temaları işlemiştir.

                Aynı yıllarda Nihal ATSIZ’ın  başını çekitiği Türkçü –Turancı milliyetçi akımların da gelişmesi bir tesadüf olamaz. Hele savaşı Almanların kaybedeceğinin anlaşılmasından sonra milliyetçi yazarların tutuklanması ve ardından Sovyetler Birliği’nin verdiği Nota’nın ardından ABD ve Nato’ya yaklaşma ihtiyacının ardından Marksist şairler ve yazarlar üzerinde baskının artması ilginçtir.