Yaşar Nabi NAYIR

YAŞAR NABİ NAYIR (1908 – 1981)

Türk şair, yazar ve yayıncı.

HAYATI

        25 Aralık 1908'de Üsküp'te doğdu. Öğrenimine Üsküp Mahalle Mektebi'nde başladı; Balkan Savaşı dolayısıyla annesiyle zaman zaman İstanbul'a gidip gelmeleri nedeniyle, ilk öğrenimini bu iki kentte sürdürdü. Ailesi, 1924'te kesin olarak İstanbul'a yerleşti. 1929'da Galatasaray Lisesi'nden mezun oldu.

        Bir süre Ziraat ve Merkez Bankalarında çalışan Yaşar Nabi, 1934-1940 yılları arasında Hakimiyet-i Milliye Gazetesi'nde çevirmen ve yazar olarak görev yaptı. Daha sonraki yıllarda Türk Dil Kurumu'nda (1940-1943), Milli Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu'nda (1943-1946) çalıştı.

      Yaşar Nabi Bey, 15 Temmuz 1933'te Ankara'da Varlık Dergisi'ni yayımlamaya başladı. Dergiyi 1946'da İstanbul'a naklettikten sonra kendisini tümüyle yayıncılığa verdi; Varlık Yayınevi'ni kurarak binden fazla kitap yayımladı. Ayrıca 1966-1969 arasında dünya edebiyatından örnekler veren Cep Dergisi'ni 29 sayı çıkardı.

       Uuslararası P.E.N Yazarlar Derneği'nin Türkiye Başkanlığını da yapan Nayır'a, Türk kültür yaşamına yaptığı katkılardan ötürü Kültür Bakanlığı 1979 yılında Büyük Ödül vermiştir.

      Evli ve iki çocuk sahibi Yaşar Nabi Nayır, ölümüne kadar P.E.N Yazarlar Derneği'nin Türkiye başkanlığı görevini sürdürdü. 1981 yılında İstanbul'da hayatını kaybetti.

      Ölümünden sonra derginin yönetimini kızı çevirmen Filiz Nayır Deniztekin üstlendi. Ölümünün birinci yıldönümünde değerlendirme, inceleme yazılarının yeraldığı Yaşar Nabi'ye Saygı adlı bir yapıt çıkarılmıştır. Her yıl, Varlık      Dergisi'nin kuruluş yıldönümü olan 15 Temmuz'da 30 yaş altındaki şair ve yazarala Yaşar Nabi Nayır anısına şiir ve öykü dalında ödül verilmektedir.

EDEBİ HAYATI

       Yaşar Nabi, yazın alanına şiirle girmişti. İlk şiirleri lise öğretmeni Ahmet Halit Yaşaroğlu'nun özendirmesiyle, onun çıkardığı Çocuk Dünyası dergisinde yayımlandı. Edebi bir nitelik kazanan şiirleri 1926'da Servet-i Fünun'da yayımlandı. Yeni Kitap (1927-1928), Hayat (1928), Muhit (1932-1933), Çığır (1933), Ülkü (1933) gibi yazın dergilerinde de yazan şair, 1928'de altı arkadaşıyla birlikte (Cevdet Kudret, Ziya Osman Saba, Vasfi Mahir Kocatürk, Sabri Esat Siyavuşgil, Muammer Lütfi ve Kenan Hulusi Koray) Yedi Meşale adlı bir seçme şiirler kitabı çıkardı (1928) ve bu ortak çalışma kısa süren Yedi Meşaleciler hareketini doğurdu.

      Şiirlerini Kahramanlar ve Onar Mısra adlı kitaplarda topladı ve diğer edebiyat türlerinde eserler verdi. 1933 yılında çıkarmaya başladığı Varlık dergisini ömür boyu devam ettirdi. Bu dergi Türk edebiyatının gelişmesinde, yeni kabiliyetlerin yetişmesinde ve tanıtılmasında önemli rol oynadı. Ayrıca Varlık yayınlarıyla da bir edebiyat kütüphanesi kurdu.

      Edebiyatımıza Yedi Meşalecilerle birlikte şair olarak girdi. Zamanla bütün edebi türleri denedi. Roman yazdı, manzum destan yazdı, inceleme ve gezi kitapları çıkardı, makaleler, fıkralar yazdı.

     Ancak edebiyatımızda bunlarla değil yayıncılığıma unutulmayacak olan sanatçı, asıl ömrünü verdiği Varlık dergisiyle anılacaktır. Onun adıyla özdeşleşen en önemli yapıtı hiç kuşkusuz kırk sekiz yılını verdiği bu dergidir.

ESERLERİ

Şiir:

Yedi Meşale (ortak kitap, 1928)

Kahramanlar (1929)

 Onar Mısra (1932)

 Kahramanlar (1970, ilk iki kitaba "Mesafeler" adlı bölümün eklenmesiyle)

Roman

 Bir Kadın Söylüyor (1931)

Âdem ile Havva (1932)

Öykü

Bu da Bir Hikayedir (1935)

Sevi Çıkmazı (1935)

Oyun

 Mete (1933)

 İnkılap Çocukları (1933)

Beş Devir (1933)

Köyün Namusu (1933)

İnceleme - Deneme 

 Balkanlar ve Türklük (1936)

 Edebiyatımızın Bugünkü Meseleleri (1937)

 Nereye Gidiyoruz (1948)

 Yıllar Boyunca (1959)

Atatürkçülük Nedir (1963)

Atatürk Yolu (1966)

Edebiyat Dünyamız (1971)

Değişen Dünyamız (1973)

Çağımıza Ters Düşenler (1975)

Biyografi

Ahmet Haşim (1952)

Ömer Seyfettin (1952)

Tevfik Fikret (1952)

Homeros (1952)

Moliere (1953)

Şiirlerinden

SONBAHAR

Altın rengi gözleri yanan bir semaverdi

Ilık bir çay kokusu akardı saçlarından.

Yanmanın lezzetini onda hissettiğim bir an

Ve yazın sevgisini bana önce o verdi.

 

Yaz gibi iri olgun meyveleri severdi,

Bir çocuk gibi şendi ve gülerdi her zaman

Bir mevsim gözlerinden içime doldu cihan

Ve güzel yaz günleri ne çabuk geçiverdi.

 

Artık donuk bir cam var mavi gökler yerinde.

Güneşi benden çalan o sıcak bakışlardır,

Ve yazı o götürdü mutlak beraberinde.

 

En güzel rüyaların bile bir sonu vardır:

Bir bahar rüzgârından alarak bir sabah hız

Mevsimlerin ömrünü yaşamıştı aşkımız.

Onu şimdi kaybettim ve şimdi sonbahardır.

                                         Yaşar Nabi NAYIR