Muş Adının Anlamı ve Ortaya Çıkışı Hakkında Bazı Görüşler

Tarihi milattan önceye dayanan Muş Şehrinin adı ve bu adın anlamı çeşitli kaynaklarda, farklı şekillerde geçmektedir.Bazı ilkçağ kaynakları Mezopotomya’daki Asur İmparatorluğunun baskıları sonucu Kuzeye kaçan bir İbrani kabilesinin bu adı verdiklerini belirtmektedirler. Buraya yerleşen kabile, kurdukları bu şehre “Sulak ova” anlamına gelen “Muş” adını vermişlerdir. 

       Türkiye'de Lale Diyarı sözünü bir yer hakediyorsa burası kesinlikle Muş'tur. Muş ve Bulanık Ovalarında yüzlerce dönüm arazide doğal olarak yetişir. 

TERCÜME-İ HÂLİMDEN (KENDİ HAYAT HİKAYEMDEN) BİR KESİT

Dilimizde  “Tercüme-i hâl” Osmanlı’dan miras bir kelimedir ve ben “Biyografi/ Otobiyografi” gibi Batı menşeli kelimeler yerine dâima bu kelimeyi tercih etmişimdir.

Girişteki bu sözlük çalışmasından esas konuya, yani kendimi tanıtmaya geçebilirim. Burada hayat hikayemin memleketim Muş’ta geçen çocukluk döneminden bir kesit sunmakla yetineceğim.

Bağlar

Telif Hakkı Uyarısı©Bu resimler ticari amaçlar dışında kullanılabilir. Bunun dışındaki kullanımlara karşı teliif hakları korumalıdır. Sitede bulunan fotoğrafların bazıları internet ortamından elde edilmiştir. İstek halinde kaldırılabilir. 

       
Muş Türküsü Üzerine Bir İnceleme

      Yıllardır büyük bir zevkle dinlediğimiz “Havada Bulut Yok” Türküsü üzerinde çok uzun bir zamandır çirkin bir oyun oynanıyor...Oyun diyorum çünkü Türkünün güftesinde geçen “Muş” kelimesinin birkaç uyanık tarafından “Huş”’a çevrilmeye çalışılmasına başka söyleyecek bir kelime bulamıyorum.

Hayat umudun tükendiği yerde sonlanır. Gelecekten bir umudu olmayanlar umudunu geçmişe bağlar.
               Gelecek çoğu zaman belirsiz ve değişkendir. İnsanlar geleceği umutlarıyla belirginleştirip, oluştururlar. Umutlarını kaybedenler geleceklerini kaybederler.

Muş gelecekte Türkiye’nin anakentlerini besler duruma gelebilir. Beslenme alışkanlıklarımız ve bilincimiz değişiyor ve gelişiyor. Fakirlik ve bilgisizlik nedeniyle ekilemeyen, suni gübrelerle kirlenmeyen topraklarıyla, yapılmayan fabrikaların bacalarıyla, kirlenmeyen havasıyla ve Türkiye'nin en büyük ovalarından ikisiyle Muş yakın coğrafyanın besin kaynaklarını üretir hale gelebilir.

1400 rakım ve üzerinde yerleşen Muş şehri büyük ovaları, zengin yaylalarla süslenmiş dağları, Murat ve Karasu nehirleri dışında bu nehirlere bağlanan  ırmak, dere ve çaylarıyla zengin florası, endemik bitkileriyle, turnaları,keklikleri, toyları, mezgeldek ve sülünleriyle Cennet Anadolu'nun  cennet köşelerinden biridir. 

Osmanlı devlet adamları, yani yönetici kesim, görev ve nitelikleri bakımından birbirlerinden farklı üç kategoriye ayrılır: Seyfiye, Kalemiye ve İlmiye olmak üzere…

Son Yağmur

 

Bu gece mi düşünmeye ayırdım… Sanki daha önce hiç düşünmemiş, düşlememiş gibi hayatı. Kapıldım penceremden akan bahara… Şimdi bu halden geriye elimde yeşil bir ova kaldı, gözümün önünde ise gökyüzü.