Anlatımın Oluşumu

📌 Konunun Özeti

Kısa Tanım: Anlatımın oluşumu; sözcük, cümle ve paragrafların hem anlam ilişkisi hem de dil bilgisi kuralları içinde bir bütün oluşturmasıdır.

  • Bağdaşıklık, metindeki dil unsurları arasında anlam yönünden uygunluk bulunmasıdır; metnin tutarlı ve mantıklı olmasını sağlar.
  • Bağlaşıklık, dil unsurlarının dil bilgisi kurallarına uygun biçimde bir araya getirilmesidir; ek, zamir, bağlaç ve cümle yapısı bu kapsamda değerlendirilir.
  • Bağdaşıklık ya da bağlaşıklık bozulursa anlatım bozukluğu ortaya çıkar.
  • Bağdaştırma, en az iki sözcüğün yeni bir anlam verecek şekilde bir araya getirilmesidir; günlük kullanımdaki örnekler alışılmış, daha özgün kullanımlar alışılmamış bağdaştırmadır.
  • Bağlam, bir sözcük ya da cümlenin bulunduğu yere göre farklı anlam kazanmasıdır; aynı kelime farklı cümlelerde farklı anlamlar taşıyabilir.
  • Tümevarım, özelden genele giden akıl yürütmedir; örneklerden hareketle genel sonuca ulaşılır.
  • Tümdengelim, genelden özele giden akıl yürütmedir; önce genel yargı verilir, sonra örneklerle desteklenir.
  • Analoji, benzer özelliklerden yararlanarak bir varlık ya da durum hakkında sonuca ulaşmadır; bilinmeyen, bilinen bir örnekle açıklanır.
  • Bu kavramlar özellikle paragraf sorularında anlam, mantık ve anlatım düzenini kavramak için önemlidir.

ANLATIMIN OLUŞUMU

Bir anlatımda sözcükler, söz grupları, cümleler ve paragraflar anlamsal (bağdaşıklık) ve dil bilgisel bütünlük (bağlaşıklık) içerisinde bir araya gelirler.

1.Bağdaşıklık

Bir metinde dil öğelerinin ifade ettiği durumlar arasında “anlam bağıntıları”nın bulunmasına denir.

2.Bağlaşıklık

Bir metinde dil ögelerinin “dil bilgisi kuralları”na uygun olarak bir araya getirilmesine bağlaşıklık denir.

Bağlaşıklık unsurları şunları da kapsar:

  • Zamirler (o, bu, şu)
  • Bağlaçlar (ve, ama, çünkü)
  • Gönderim unsurları
  • Tekrarlar

NOT:Bağlaşıklığa ve bağdaşıklığa aykırılık anlatım bozukluğuna yol açar.

3.Bağdaştırma

                            En az iki sözcüğün yeni bir anlam ifade edecek biçimde bir araya getirilmesiyle oluşturulan söz gruplarına bağdaştırma denir. Dilde yaygın olarak birbiriyle ilişkili sözcüklerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan bağdaştırmalara alışılmış bağdaştırma; günlük dilde kullanılmayan bağdaştırmalara alışılmamış bağdaştırma denir. Örneğin “kilometrelerce yol” alışılmış bağdaştırma iken “kilometrelerce özgürlük” alışılmamış bağdaştırmadır.

Bağdaşıklık unsurları şunları da kapsar:

  • Mantık ilişkisi
  • Sebep-sonuç
  • Amaç-sonuç
  • Karşılaştırma

4.Bağlam

Sözcük, sözcük grupları ya da cümlelerin parçada bulunduğu yere göre farklı an­lamlar kazanmasına bağlam denir.

Bataklıklar yaz aylarında fıkır fıkır kaynar, kirli, pistir. Kokudan yanına yaklaşılmaz. Çürümüş saz, çürümüş ot, ağaç, kamış, çürümüş toprak kokar.”

 

“gördüğü olay karşısında dehşete kapılmış, bütün duyguları çürümüştü.”

 “çürümüş” sözcüğü her iki cümlede de farklı anlamlar kazanmıştır.

 Yargı ve düşüncelerin oluşumunda iki yol izlenir.

  1. Tümevarım (Parçadan bütüne): Anlatımın özelden genele doğru izlenen bir yolla oluşturulmasıdır. Yardımcı düşüncelerden yola çıkılır. Temel yargı oluşturulur.

“Ali henüz bir haftalık bebektir, o halde Ali henüz emekleyemez”

  1. Tümdengelim (Bütünden parçaya): Anlatımın genelden özele doğru oluşturulmasıdır. Böyle anlatımlı paragraflarda önce ana düşünce ortaya konur. Yardımcı düşünceler ve örneklerle yargı desteklenir.
  2. Analoji(Benzetiş Akıl Yürütme): Ortak bir veya birden fazla özellikten yola çıkılarak A için verilen yargıyı B için de vermek. Benzerliklere bakarak sonuca varmak. Bilinmeyen bir olgunun bilinen bir olguyla açıklanması.

Analoji Örnekleri;

‘Aslan Mican geliyor” dediğimizde Mican ve Aslan arasında analoji yaparız yani Mican’ın cesur, güçlü, dayanıklı biri olduğunu söylemek isteriz.

‘Melek gibi bir kadındı’ dediğimizde Melek ile o kadın arasında analoji yaparız. Kadının masum, temiz ve iyiniyetli olduğunu söylemek isteriz.

“Sinem klasik müzik seviyor. Tuğçe’de klasik müzik seviyor. Sinem dövme yaptırmayı seviyor. Tuğçe’de dövme yaptırmayı seviyor. Sinem resim yapmayı seviyor. Tuğçe’nin de resim yapmayı seviyor olma ihtimali yüksektir.”

Scroll to Top