Reşat Nuri GÜNTEKİN

Reşat Nuri Güntekin
(1889-1956)

      Fransızca öğretmeni olarak Bursa Sultanisi' ne atandı. İstanbul'da Vefa ve Erenköy liselerinde müdürlük yaptı (1916-19). 1931'e değin çeşitli liselerde Türkçe, Fransızca, edebiyat, felsefe ve pedagoji dersleri verdi. Ardından milli eğitim müfettişi oldu ve 1939'a değin bütün Anadolu'yu dolaştı. Bir dönem (1939-43) Çanakkale milletvekilliği yaptı. 1947'de milli eğitim başmüfettişliğine getirildi. 1950'de Paris'te kültür ataşeliği ve öğrenci müfettişliği yaparken, UNESCO'da Türkiye temsilciliğini de üstlendi. 1954'te emekli olduktan sonra İstanbul Şehir Tiyat-roları Edebi Kurul üyeliğine seçildi. Kanser tedavisi için gittiği Londra'da öldü.

      Reşat Nuri, edebiyat yaşamına 1917'de Diken dergisinde çıkan Eski Ahbap adlı uzun öyküsüyle başlamıştı. 1918-19 yıllarında Zaman gazetesinde "Temaşa Haftaları" başlığı altında tiyatro eleştirileri yazdı. Yazarlığının bu ilk döneminde Şair, Nedim, Büyük Mecmua, İnci, Diken dergileri ile Dersaadet ve Zaman gazetelerinde yayımlanan öykü, roman ve oyunlarında kendi adının yanı sıra çeşitli takma adlar da (Hayrettin Rüştü, Mehmet Ferit, Cemil Nimet) kullandı. Mizah ve magazin dergilerindeki yazılarını ise Ateşböceği, Ağustos- böceği, Yıldızböceği imzalarıyla yayımladı.

      1922'de Vakit gazetesinde tefrika edilen ve gene aynı yıl kitap olarak yayımlanan Çalıkuşu (33. bas. 1987) adlı romanıyla üne kavuştu. Bu yapıtını aslında İstanbul Kızı adıyla oyun olarak yazmış, o dönemin koşullarında sahneleme olanağı bulamayınca romana dönüştürmüştü. Türk edebiyatında gerçekçi yönelimin ilk örneklerinden sayılan Çalıkuşu, dili, anlatımdaki rahatlığı, duygusal yanlarıyla uzun yıllar elden düşmeyen bir eser olarak kalmış, sinema ve TV'ye de uyarlanmıştır. Romanda, bir aşk ilişkisinde düş kırıklığına uğrayan, iyi eğitim görmüş, İstanbullu genç ve idealist öğretmen Feride'nin tanıklığıyla Anadolu'nun Kurtuluş Savaşı'ndaki durumu sergilenir; farklı yaşam biçimleri, farklı anlayışlar, gelenek ve görenekler, toplumsal çatışmalar, Feride'nin gündelik yaşamı ve duygu dünyasıyla iç içe verilir.

      Reşat Nuri, Dudaktan Kalbe (1925, 1991), Akşam Güneşi (1926, 1988), Bir Kadın Düşmanı (1927, 1988) adlı romanlarında da aynı temaları işlemiştir; bu yapıtlarda da, kahramanların duygusal ilişkileri ve çoğu kez mutsuzlukla sonuçlanan serüvenleri ön plana çıkar.

      Reşat Nuri, 1927'den sonraki yapıtlarında, temel roman anlayışını değiştirmeden toplumsal sorunlara eğilmiştir. Yeşil Gece'de (1928,1986) Anadolu'daki softalarla yenilik yanlıları arasındaki mücadeleyi, Acımak'ta (1928, 1987) mutsuz evlilikleri, Eski Hastalık’la (1938, 1989) Cumhuriyet'in getirdiği yenileşme hareketlerini konu almıştır. Yaprak Dökümü'nde (1930, 1988), değişen sosyoekonomik koşullara ayak uyduramayan, bu koşulların getirdiği ahlak anlayışıyla çelişki içindeki küçük bir bürokratın ve parçalanan ailesinin dramı sergilenir; Miskinler Tekkesi'nde (1946, 1986) dilenciliğin, Kan Davası'nda (ös (1962,1986) kan gütme geleneğinin açtığı yaralar anlatılır.

      Reşat Nuri romanlarında sayısız insan tipi yaratmıştır. Çoğunlukla erkek olan kahramanları, dış görünümlerinden çok, psikolojik özellikleriyle işlenen ve genellikle iyi- kötü, idealist-çıkarcı, tutucu-yenilikçi gibi karşıtlıklar içinde verilen tek boyutlu karakterlerdir. Mizaha daha geniş yer verdiği öykülerinde de, vazgeçemediği temalar olan aşk, yalnızlık, fedakârlık, dostluk, ihanet vb. gene ön plandadır.

      Çoğu sahnelenmiş olan oyunlarında ise açık ya da kapalı olarak bazı tezlere yer verir: Aşk, görev, namus kavramları üzerine kurulu Eski Rüya (1922), evlilikte cinsel dengenin önemini vurgulayan Taş Parçası (1926), hülle uygulamasını taşlayan Hülleci (1926), devlet-halk işbirliğinin gerekliliği üzerinde duran Bir Yağmur Gecesi (1943), geçim sıkıntısı nedeniyle çözülen aileyi konu alan ve en başarılı oyunu kabul edilen Balıkesir Muhasebecisi (1953), diktatörlüğü yergili bir dille ele alan Tanrıdağı Ziyafeti (1955) bu anlayışına örnektir.

       Anadolu gezileri sırasındaki gözlemlerini Anadolu Notları (1956, 2 cilt; 1988, 2 cilt) adıyla kitaplaştıran Reşat Nuri, ayrıca öğrenciler için kitaplar (Dil ve Edebiyat, Türk Kıraati [1930; Refet Avni ile birlikte]) ve bir sözlük (Fransızca-Türkçe Resimli Büyük Dil Kılavuzu [1935; İ. H. Danişmend, A. S. Delilbaşı, N. Ataç ile birlikte]) hazırlamış, J. J. Rousseau, Balzac, Zola, Camus gibi yazar¬lardan çeviriler yapmıştır.

Diğer Eserleri:

Roman:
Gizli El (1924, 1988)
 Damga (1924, 1988)
Kızılcık Dallan (1932, 1987)
Gökyüzü (1935, 1986)
Ateş Gecesi (1942, 1988)
Değirmen (1944, 1987)
Harabelerin Çiçeği (1953, 1987; 1918'de Cemil Nimet imzasıyla Zaman gazetesinde tefrika edildi), Kavak Yelleri (ös 1961, 1986)
Son Sığınak (ös 1961, 1988)

Hikâyeleri:
Gençlik ve Güzellik (1919)
Roçild Bey (1919)
Eski Ahbap (1919)
Tanrı Misafiri (1927, 1986)
Sönmüş Yıldızlar (1928, 1986)
Leyla ile Mecnun (1928, 1988)
Olağan İşler (1930, 1986)

Oyun:
Hançer (1920)
Ümidin Güneşi (1924)
Gazeteci Düşmanı, Şemsiye Hırsızı, İhtiyar Serseri (1925,3 oyun bir arada)
Bir Köy Hocası (1928)
Babür Şah'ın Seccadesi (1931)
Bir Kır Eğlencesi (1931)
Ümit Mektebinde (1931)
Felaket Karşısında, Gözdağı, Eski Borç (1931, 3 oyun bir arada)
İstiklâl (1933)
Vergi Hırsızı (1933)
Yaprak Dökümü (ös 1971)
Eski Şarkı (ös 1971).

Test Çöz