📌 Konunun Özeti
- Annesi Nakiye Hanım, Leskofçalı Dilâver Bey'in ve Ivranyalı Âdile Hanım'ın üç kızının en büyüğü ve ünlü Divân şâiri, Leskofçalı Gâlib Bey'in de yeğenidir
- Milli edebiyat akımının bütün esaslarına tam olarak uyduğu söylenemezse de yazdığı makaleleri ve Türk Ocağında verdiği konferanslarla harekete destek olmuştur
- Divan edebiyatını, Tanzimat ve servet_i fünûn edebiyatlarını taklitçilikle suçlayıp öz şiir(Saf Şiir) anlayışını uygulamaya çalıştı
- Öne çıkan eserleri arasında Leskofçalı Gâlib Bey'in de yeğenidir. Babası, Rakofça kırları”, Mehmet Agâhtır yer alır.
Bu şaire ait açıklamalar, notlar ve sitedeki seçili şiir bağlantıları yer alır. Toplam şiir sayısı: 6.
YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958)
“Rakofça kırları” na çok eskiden yerleşmiş akıncı beylerinin soyundan olan Yahyâ Kemal’in, asıl adı Mehmet Agâhtır. 2 Aralık 1884 Salı günü Üsküp’te İshâkıyye Mahallesi’nde, büyük vâlidesi Âdile Hanım’ın konağında dünyaya geldi. Annesi Nakiye Hanım, Leskofçalı Dilâver Bey’in ve Ivranyalı Âdile Hanım’ın üç kızının en büyüğü ve ünlü Divân şâiri, Leskofçalı Gâlib Bey’in de yeğenidir. Babası, muhtelif memuriyetlerde bulunmuş ve bir müddet de Üsküp Belediye Reisliği yapmış olan İbrahim Nâci Bey’dir.
Milli edebiyat akımının bütün esaslarına tam olarak uyduğu söylenemezse de yazdığı makaleleri ve Türk Ocağında verdiği konferanslarla harekete destek olmuştur. Rumeli fâtihlerinden olan köklü bir aileden gelir. İlköğrenimini Üsküp’te yaptı, orta öğrenimine Üsküp ve Selanik’te devam etti. Öğrenimini tamamlamak için geldiği İstanbul’dan Paris’e gitti ve burada 10 yıla yakın kaldı. Bu süre içinde pek çok Fransız şairini okudu ve tanıdı. Fransız Tarihçi Albert Sorel’in etkisinde kaldı ve aynı metotla Osmanlı tarihini inceledi. Divan edebiyatını, Tanzimat ve servet_i fünûn edebiyatlarını taklitçilikle suçlayıp öz şiir(Saf Şiir) anlayışını uygulamaya çalıştı.
Yeni Mecmua’da “Bulunmuş Şarkılar” başlığıyla yayımladığı gazel ve şarkılarıyla tanındı. (neoklasik şiirler).1918
Bir çoğuna hikâye karakteri verdiği lirik-epik şiirleri konularını aşk,tabiat, deniz, ölüm, sonsuzluktan alır. Milli Tarih ve İstanbul şiirlerinin temasını oluşturdu. Türkçeyi aruza uygulayışındaki başarısı ve Türkçeyi kullanışındaki hâkimiyet ve sadeliği ile dikkat çekti. “Ok” şiiri dışında heceyi kullanmadı. Nedim’den sonra İstanbul üzerine en çok şiir yazan şairdir. Sağlam bir üslûpçu ve titiz bir sanatçıdır. Nazım şekilleri ve kullandığı kelimeler şiirin muhtevası ile eşgüdüm içindedir. Bugünkü Türk şiir dilinin yaratıcısı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Edebiyat öğretmenliklerinin yanı sıra Urfa (1923), Tekirdağ (1935), İstanbul (1946) milletvekillikleri yaptı. Ayrıca Varşova (1926), Madrid (1929) orta elçilikleri ile Pakistan (1948) büyükelçiliği görevlerinde bulundu. 1 Kasım 1958’de İstanbul’da vefat etti. Kabri Rumelihisarı’ndadır.
Şiirlerinden
Açık Deniz
Akıncılar
Mehlika Sultan
Rindlerin Ölümü
Sessiz Gemi
Süleymaniye’de Bayram Sabahı
Eserleri
Kendi Gök Kubbemiz (1961)
Eski Şiirin Rüzgârıyle (1962)
Rubâîler ve Hayyam Rubâilerini Türkçe Söyleyiş (1963)
Aziz İstanbul (1964)
Eğil Dağlar (1966)
Siyasî ve Edebî Portreler (1968)
Siyasî Hikâyeler (1968)
Edebiyata Dair (1971)
Çocukluğum, Gençliğim, Siyasî ve Edebî Hatıralarım (1972)
Tarih Musahabeleri (1975)
Bitmemiş Şiirler (1976)
Mektuplar, Makaleler (1977)
Pek Sevgili Beybabacığım (1998)