Kalpaklılar

-A A +A

     

        İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali sırasında, Hukuk-u Beşer gazetesi başyazarı Hasan Tahsin Bey, elindeki bombayı patlatır ve düşman kurşunuyla şehit edilir. Bu, Türk milletinin haklı direnişinin ilk işaretidir. Hasan Tahsin Bey’in yakın arkadaşı olan İzmirli genç avukat Yusuf; Rumların ve Yunanlıların İzmir’de yaptıkları bütün çirkin hareket ve saldırılara bizzat şahit olur. Amcası Refik Bey ve kızı Nemide’ye ( Nemide Yusuf’un nişanlısıdır ) “Allahaısmarladık.” dedikten sonra Manisa’ya, ailesinin yanına gidip onlarla da helalleşerek Kuvva-yı Milliye’ye katılmaya karar verir. Yola çıkmadan önce amcası Refik Bey Yusuf’a, beraber çıkacağı arkadaşları hakkında bilgi verir.

       Yusuf, Salih, Mehmet ve İlyas, son derece sıkıntılı ve zor bir yolculuktan sonra Manisa’ya varırlar. Manisa da Yunanlılar tarafından işgal edilmiştir. Yusuf, evlerinin kömürlüğünde kız kardeşinin Yunanlıların işkencesiyle feci şekilde can vermiş cesedini bulur. Bunun üzerine Yusuf ile Salih, Yunanı ve tüm düşmanları yurttan kovmak için yemin ederler. İzmir, Manisa, Germencik cephesinde Yunanlılar ile mücadele devam eder.

       Kuvva-yı Milliyeciler, İtalyanlardan silah ve haberleşme cihazları satın alırlar. Kuvva-yı Milliye’nin İstanbul’daki gizli teşkilatının genç memuru Talip’in görevi; Damat Ferit Paşa’nın almakta olduğu tüm kararları öğrenip, teşkilata bildirmektir. Talip, Damat Ferit Paşa’nın serkâtibinin kızı Müjgân sayesinde çok gizli bilgiler edinerek bunları teşkilata bildirir. Tamamen batı kültüründe yetiştirilmiş, İngilizce ve Fransızca bilen Müjgân, babasının raporlarını tercüme eder ve temize çeker. Çok iyi eğitim almış bir genç kız olan Müjgân, maceracı bir ruh taşımaktadır ve Kuvva-yı Milliye taraftarıdır. Müjgân ve Talip, teşkilâta çok faydalı olurlar. Fakat Damat Ferit Paşa taraftarı olan babasının vatana ihanet ettiğini düşünen Müjgân, buna çok üzülmektedir. Oysa babası, kızının kendi gizli raporlarını Talip vasıtasıyla teşkilata bildirerek Kuvva-yı Milliye’ye hizmet etmekte olduğunu bilir. Müjgân ve Talip, İstanbul’daki görevleri bitince beraberce Anadolu’ya geçme ve mücadeleyi bu şekilde devam ettirme kararı alırlar. Din düşmanı ve Bolşevik olmakla suçlanan Yusuf, Salih, Doktor Fuat Bey, Yüzbaşı Hüsrev Bey, İlyas ve Şükrü Bey; padişah yanlısı bir kişi olan Kör Ali tarafından esir alınırlar ve Düzce’ye giren Kuvva-yı Milliye ordusu tarafından kurtarılırlar.

                                        Samim KOCAGÖZ